| |
Pazar, Mart 4. 2007Su Arıtma Terimleri ve Su Arıtma Sözlüğü
Su Arıtma Hakkında Kullanılan Teknik Terimlerin Anlamlarını ve Su arıtma sektöründe duymuş olduğunuz membrane gibi sözcüklerin anlamını linmke tıklayarak görüntüleyebilirsiniz. Su Arıtma Mechanical Engineer Mechanical Sağlık Konveyör Rulosu Makina Şirketleri
A B C Ç D E F G H I İ J K L M Bırakılan izler
Bu yazıya iz bırakmak için özel URI adresiniz
Bırakılan iz yok
Görüşler
Yorumları şöyle göster
(Çizgisel | Ardarda işlem)
sozluk M harfine kadar sonrasi konmamiz.
Eklerseniz bu guzel calisma daha anlamli olacaktir. saygilar MAGNEZYUM ( Mg ) : ( İçme Suyunda max : 50 ppm )
MANGAN : ( İçme Suyu Max : 0.05 ppm ) Temasta olduğu metalleri aşındırır. MEMBRAN : Gözeneklerin kontrollü bir biçimde dağıldığı polimer film. METAN : Suda bulunması sağlığa zararlıdır. MG/L : Bir litre sudaki elementin miligram olarak ifadesi. başa dönmek için N NANOMETRE ( nm ) : 10 angström’e eşit uzunluk birimidir. ( 10-9 m ) NİKEL : ( İçme Suyu Max : 0.02 ppm ) NİTRAT ( NO3 ) : ( İçme Suyu Max : 45 ppm ) Fazla miktarda nitrat içeren suların içilmesi sonucu, sözellikle bebeklerde kandaki hemoglobinin, metahemoglobine dönüşmesi ile oksijen alamama ve hücrelere oksijen taşıyamama gibi problemler ile karşılaşılmıştır. Tıpta buna Blue Baby Sendromu adı verilir. NİTRİT ( NO2 ) : ( İçme Suyu Max : 0.005 ppm ) NOMİNAL AKIŞ : Tüm besleme suyu akışının tek bir yönde ve doğrudan filtre aracından geçmesi. NTU : Bulanıklık ölçü birimi. Sular 20 NTU seviyesine kadar temiz bir görünümdedir. Bulanıklık 75 NTU'ya ulaştığında suyun görünümü bulutlu bir yapıdadır. Amerikan içme suyu standartlarına göre 1 NTU'nun altında olmalıdır. başa dönmek için O OKSİDASYON : oksitleyici OKSİJEN ( O ) : Atmosferin %18 ini oluşturur. Korozif etki gösterir. ( İçme Suyu Max : 3.5 ppm ) ORGANİK BİLEŞİKLER : Organik bileşiklerin çoğu toksiktir. Bunlar aktif karbon parçacıkları tarafından absorblanır. ORGANİK MADDELER : Karbon bileşikleridir. Karbonun kimyasal yapısı diğer elementlerle sayısız kombinasyonlar meydana getirmesine izin verir. Tüm organik maddeler yaşayan organizmaların ( bitki, bakteri, virüs, protozon, yosun, v.b. ) bozulmaları ve çürümeleri ile meydana gelmektedir. OZON ( O3 ) : Etkili olduğu kadar, maliyeti de yüksek bir dezenfeksiyon aracıdır. Dezenfeksiyon sonrası mutlaka sudan alınması gerekir. Ozon gazının topaklaştırıcı etkisi vardır. Ozonun yarılanma süresi normal sıcaklıkta 20 dakikadır. Eser miktarda bir ozon artığı, suda tam bir dezenfeksiyon olduğunu gösterir. Ozon gazı sudaki katı partikülleri floklaştırma özelliğine sahiptir. OZON JENERATÖRÜ : Kuru hava veya saf oksijene yüksek voltaj uygulayarak ozon gazı ( O3 ) elde etmekte kullanılan jeneratör türüdür. başa dönmek için P PESTİSİTLER : ( İçme Suyu Max : 0.00001 ppm ) PH : Sudaki hidrojen iyonlarını konsantrasyonudur. Değeri 0 ile 14 arasında değişir. Nötr bir suyun pH değeri 7 dir. Düşük pH değeri suyun asidik; yüksek pH değeri bazik olduğunu gösterir. ( İçme Suyu Min : 5.5 Max : 8.5 ) PIHTILAŞTIRICI : Suya eklendiğinde asılı partiküllerin daha büyük guruplar halinde toplanmasına ve daha sonra ağırlıkça çökmesini sağlayan kimyasal maddedir. PİROJEN : Memelilerde ısının yükselmesine yol açabilecek maddeler.genellikle bakterilerin hücre büyümesi sırasında döktüğü organik bir maddedir. POLİSİLİDİK AROMİK HİDROKARBONLAR : ( İçme Suyu Max : 0.00002 ppm ) POTASYUM : ( İçme Suyunda Max : 12 ppm ) PPB : Milyarda parça,litrede mikroorganizma eşdeğer kabul edilir. PPM ( mg/l ) : Kilogramın milyonda biridir. PPT : Trilyonda parça, litrede nanograma eşdeğer kabul edilir. başa dönmek için R REÇİNE : İyon değiştirme işleminde sudaki erimiş tuzları uzaklaştırmak için özel olarak üretilen polimer boncuklar. REJENERASYON : İşleme suyu veya atık sudan uzaklaştırılan iyonların iyon değiştirme reçinesinden atılması. RENK : Suya renk veren maddeler organik maddeler ( yaşayan bitkisel varlıklar, çürümüş bitkiler, topraktaki organik maddeler) ve inorganik maddeler ( demir ve mangan bileşikleri, tekstil-boya-vb sanayi atık suları ) olmak üzere ikiye ayrılabilir. Gerçek renk 0,45 mikron filtrasyondan sonra ölçülür. Genellikle renk koagülasyon, çökeltme ve filtrasyon yardımı ile giderilebilmektedir. Suda organik maddeler ve klordan kaynaklanan renk gideriminde aktif karbon kullanılmaktadır. REVERSE OSMOSIS ( TERS OZMOZ ) SİSTEMLERİ : Ozmoz, binlerce yıldır bilinen doğal bir prosestir ve ro’nun temelini oluşturur. Yaşayan hücre duvarları doğal yarı geçirgen membranlardır. Hücre zarı dışında bulunan örneğin; yüksek miktarda su; hücra zarından süzülerek geçer ve zarın iki tarafındaki yoğunluğu ve basıncı eşitlemeye çalışır. Membranın yarı geçirgen doğal yapısı sayesinde suyun geçişi, çözünmüş minerallerin geçişine göre daha kolay olur. Az yoğun çözeltideki su, daha konsantre çözeltiyi seyreltmek ister. İki çözelti arasında konsantrasyon farkı ortaya çıkar ve ozmotik basınç farkını belirler. Bu basınç farkından dolayı ( 2.31 fit su 1 psi’ye eşittir. ) 1” kare başına 0.454 kg’lık basınç üniteleri yer değiştirir. Yani; 1000 mg/lt toplam çözünmüş farklılık 1 psi ozmotik basınç farkına eşittir. Basınç, ozmotik basıncı büyük olan konsantre solüsyona uygulandığı zaman suyun geçişi tersine döner ve ro kurulmuş olur. Membranın suyu geçirmedeki seçiciliği değişmemiştir. Sadece su ışının yönü değişmiştir. Böylece çözünmüş minerallerden suyun ayrıldığı su arıtım tekniği ortaya çıkmış olur. Tuzun mekanizmasını ve suyun membrandan geçtiğini düşündüğümüzde, tam tuz eliminasyonunun neden olmadığı ve işletim şartlarının arıtımı ne kalitede etkilediği ortaya çıkar. Membranın suyun geçişine izin verirken, tuzları arkada tutması, tuzların çözeltide iyon halinde bulunmasından dolayıdır. Çözeltideki çözünmüş tuzlar katyon ( + ) veya anyonlar ( - ) halindedir. İyonlar membrana yaklaştıklarında, kendi doğal yüklerinin yansımasından dolayı reddedilirler. Aynı yükler birbirini iter tıpkı aynı kutupların birbirini itmesi gibi. Yüksüz olan su, membrandan geçerek süzülmüş tarafta yer alır. Katyonlar ve anyonlar çözelti içerisinde dolaşırlar ve bazen birbirleriyle temas edecek kadar yaklaşarak bireysel yüklerini boşaltırlar. Bunlar membrandan rahatlıkla geçerler. Tuzlu su tarafını sürekli durulamak, membranın tıkanmasını engellemek açısından önemlidir. Su, bütün tuzlarını bırakarak membrandan geçtiğinde, tuzlu su konsantrasyonu gitgide artar. Drenaj olmazsa, tuzlu su tarafındaki mineral konsantrasyonu, tuzun çözünmüş limitlerinin üzerine çıkar ve çökelti oluşturarak membran üzerinde tabakalaşır. Tuzlu su tarafındaki aşırı konsantrasyondan kaçınmak amacı ile nüfuz etme hacmi, düşük basınç sisteminde geri alınır. Besleme akımı hacminin, % 30 - 60 oranında korunması ile sağlanır. RO ile arıtılacak sularda en önemli parametre şüphesiz TDS değeridir. TDS bize kullanılan ham su hakkında net bilgiler vermektedir. RO MEMBRANLARININ YAPILARI : Ters Ozmoz ünitelerinde kullanılan yarı geçirgen membranlar asimetrik yoğunlukta dizilmiş polimer tabakalarıdır. Bunlar çok yoğun ve ince bir bariyer tabakasına sahiptir. ( 1”/10 milyon inceliğinde ) daha büyük gözenekli tabakalarla da desteklenmiştir. Tuz geçişini engellemek ve pratikte yeterli su akış oranını sağlamak için kullanılan madde selüloz asetat olmuştur ve halen de kullanılmaktadır. Örneğin polimerler yalnız kullanılırlar veya ince tabaka kompozit membran adıyla polisülfon ile birlikte kullanılırlar. RO ÇALIŞMA SİSTEMİ : Bütün RO’ların çalışma prensibi aynıdır. Besleme akımı membrandan geçerken süzülme gerçekleşir ve su membrandan geçerken mineraller dışarı taşınarak atılır. Düşük Basınçlı Sistemler : Düşük basınçlı ro üniteleri genelde besleme basıncının 100 psig’den az olduğu sistemlerdir. Membrandaki basınç farkı azaltılınca su üretimi durur. Alınan tedbir,membrandaki çözünmüş konsantrasyon farkını azaltana kadar tuz geçişi devam edecektir, yüksek TDS suyu membranın süzülmüş tarafında ortaya çıkacaktır. Bu olay TDS krebi olarak tanımlanır. Yüksek Basınçlı Sistemler : 100 psig üzerindeki basınç pompalı donanımlar, yüksek basınçlı sistemler olarak sınıflandırılır. Gerçek operasyon basıncı, 100 - 1000 psig arasında değişir. Bu değişim seçilen membrana ve arıtılan suya göre belirlenir. Çoğul membran sistemleri düşünüldüğünde, her modül en az 1, en çok 6 membran içerir ve çapları 2.5 - 8” arasındadır. Süzme kalitesi, kapasite, debi, uzaklaştırma yüzdesi ve iyileştirme ile ilgili özel operasyon istekleri hedefe bağlıdır. Bunlarla ilgili dizayn bilgileri kullanılan membran ve pompa tipleriyle doğrudan alakalıdır. RO İLE İÇME SUYU ÜRETİMİ: Ters osmos üniteler genelde ön filtrasyon aşamaları sonrasında kullanılır. Su önce partikül filtreden geçirilir. Partikül filtrasyon, suyun içinde bulunan 5 mikrondan daha büyük olan tüm partikülleri tutar. (1 mikron = 0.001 mm) Partikül filtrasyon membranların tıkanmasını engellemek amacı ile kullanılır. Partikül filtrasyondan sonra su aktif karbon filtreden geçirilir. Aktif karbon ile suda istenmeyen koku, tat ve klor tutulur. Aktif karbon filtreden geçirildikten sonra su, tekrar 1 mikron filtrasyondan geçirilir. Burada daha ince taneciklerin tutulması sağlanır. Bu ünitelerden geçen su ters osmos membrana verilmeye hazırdır. Ters osmos membran suyun çözünmüş iyonları tutar. Suyun içindeki bu iyonlar arasında, ağır metaller, sodyum, kurşun, arsenik, nitrat, asbest ve diğer bir çok zararlı iyonlar bulunur. Su ters osmos membrandan çıktıktan sonra ikinci bir tat düzenleyici post aktif karbon filtreden geçirilir. Ters osmos üniteden çıkan su son derece güvenilir içme suyudur. başa dönmek için S SELENYUM : ( İçme Suyu Max : 0.01 ppm ) SEPERATÖR : Kaba filtrasyonda kullanılan bir filtre türüdür. Hassas filtrasyon için uygun değildir. Çoğunlukla yüksek debilerde kullanılır. SERT SUDAN KAYNAKLANAN PROBLEMLER : Sert su, daha fazla endüstride sorunlara yol açar. En büyük sorun ise kazanlarda kireç tabakaları oluşturarak, ısı kayıplarına neden olmasıdır. Başka bir sorunda sert suların proseste (ürünlerde) kullanılmasıdır. Sudaki kireç oranı, ürünün kalitesini bozmakta yada istenen kaliteye ulaşmak için daha fazla kimyasal harcanmasına neden olmaktadır. Evsel kullanımlarda ise; sert su ile yıkanan giysiler, zamanla, solar ve sertleşir. Sabun köpürmez. Ev aletleri de sert sudan etkilenirler. Isıtıldıklarında kalsiyum karbonat ve magnezyum karbonat sudan ayrılır ve ısıtıcılar içinde birikirler. Zamanla cihaz, aynı ısıya ulaşabilmek için daha çok enerji harcar ve ömrü kısalır. Aynı zamanda sert su kullanılan malzemeleri aşındırır ve tıkar. SERTLİK : Suda bulunan 2 veya daha yüksek değerlikli metal iyonlarının toplam konsantrasyonuna sertlik denir. Sertliği oluşturan en önemli etmenler Kalsiyum ve Magnezyum olup; diğerleri ihmal edilebilecek düzeydedir. Sertliğin ortaya çıktığı iki önemli oluşum vardır. Biri metal iyonlarının sabunlarla çözünmez tuzlar oluşturması sonucu sabunların köpürmemesidir. Diğeri ise sert suların özellikle sıcak olan yüzeylerde pH ve sıcaklığa bağlı olarak çözünmeyen tuzların açığa çıkması ile kabuk oluşturmasıdır. Sert sularda köpürme geç olduğundan sabun sarfiyatı fazladır. Suyun içindeki kalsiyum ve magnezyum, sabunların bileşiminde bulunan sodyum ve potasyum ile yer değiştirerek tamamen sarf edildikten sonra köpürme başlar. Sert suların kullanıldığı tekstil işletmelerinde, boyaların dokuma içerisine tam olarak nüfus etmesi güçleşir. SİLİKA ( SiO2 ) : Silika miktarı 25 ppm’den fazla ise düşük ısıda kabuklaşma meydana gelir. SİYANİD : ( İçme Suyu Max : 0.01 ppm ) SODYUM ( Na ) : ( İçme Suyunda Max : 175 ppm ) Taşlaşma özelliği yoktur. SODYUM KLORÜR ( NaCl ) : Bilinen adı ile tuzdur. STERİLİZASYON : Dezenfeksiyon ve sterilizasyon işlemleri birbirinden ayrılmalıdır. Sterilizasyon, dezenfeksiyondan daha ileri bir kademe olup, sporlar dahil sudaki tüm canlıların öldürülmesidir. SU ( H2O ) : Hayatın temel kaynaklarından biridir. İki hidrojen ve bir oksijen molekülünden meydana gelir. Molekül ağırlığı 18 dir. Suyun pisliğini, rengini, bulanıklığını, tadını, sıcaklığını hemen tanıyabilirsek de; duyularımız yardımı ile algılayamadığımız çok küçük veya çözünmüş halde bulunan maddeleri ancak analiz yaparak anlayabiliriz. Korozyon suyun en önemli etkilerinden biridir. Su dokunduğu her şeyi er ya da geç eritir. SU ŞARTLANDIRMA : Kısaca proses suyu hazırlamadır. Suyun kullanılacağı yere göre belirlenmiş özelliklere sahip olacak şekilde hazırlanmasıdır. SU YUMUSATMA SİSTEMLERİ : Su yumuşatma cihazları ham suda bulunan kalsiyum ve magnezyumu sudan uzaklaştırır. sonuçta bu işlemi yapan mineral tankında bulunan katyonik reçinedir. Basit iyon değişim prensibi ile çalışan bu reçineler, sularda bulunan Ca ve Mg iyonlarını yakalar ve bunların yerine reçine yapısındaki Na iyonlarını bırakır. Reçinenin doyması dediğimiz; Na iyonlarının tükenmesi durumunda ise sistem tuzlu su ile rejenere edilerek tekrar servise alınır. Su yumuşatma sistemleri aynı zamanda 1 mg/L ‘den fazla demir ve manganezi de yakalar. Fe ve Mn ‘ın 1 mg/L 'den fazla olduğu sularda, yumuşatıcı ünitenin sağlıklı çalışabilmesi için ön arıtım yapılması gerekmektedir. SU YUMUŞATMA CİHAZI : Tam otomatik, iyon değiştirme prensibine göre çalışan yumuşatma sistemi, istenilen sertlik değerinde su elde etmek için kullanılır. Tuz kabı PE malzemeden, kapaklı, tabanında eleği olan, içi reçinesiyle dolu reçine tankı, kontrol vanası basınca dayanıklı malzemedendir. Reçine, kalsiyum ve magnezyum gibi çok değerli iyonlara, sodyumdan daha yakındır. Böylece servis aşamasında sert su reçine tankından geçerken kalsiyum ve magnezyum iyonları reçineye yapışır ve denge oluşuncaya kadar sodyum iyonları salar. Sodyum iyonlarının çoğunun yerini sertlik iyonları aldığı zaman reçine tükenir ve rejenerasyonu gerekir. Rejenerasyon işlemi, reçine tanklarından yoğunlaştırılmış NaCl eriği ile geçirerek sertlik iyonlarının yerini sodyum iyonlarının almasıyla sağlanır. SÜLFAT ( SO4 ) : ( İçme suyunda max : 250 ppm ) SUYUN DEZENFEKSİYONU : Suyun içindeki mikroorganizmal yaşamın kontrolü amacıyla suyun dezenfekte edilmesi şarttır. Dezenfeksiyon işleminin, bir çok şekilde gerçekleştirilmesi mümkündür. Ancak, en yaygın olarak klorlama ve ultraviyole dezenfeksiyon sistemleri kullanılmaktadır. SERT SU : Suyun sertliği, evsel, ticari ve endüstriyel kullanımlarda en çok rastlanan problemdir. Suya sertlik veren mineraller daha çok suda çözünmüş olarak bulunan kalsiyum ve magnezyum mineralleridir. Suyun sertlik sınıflaması şu şekilde verilebilir. Çok yumuşak 0-5 Fr Yumuşak 5-10 Fr Orta sert 10-20 Fr Sert 20-30 Fr Çok sert >30 Fr başa dönmek için T TAT : Su tatsız olmalıdır. Tat suyun estetik değerini etkilediği gibi; diğer kirletici maddelerin varlığının da bir göstergesidir. Suda tadın sebebi çürümüş bitkiler, organik maddeler, çözünmüş gazlar, fenolik bileşikler, çözünmüş tuzlar ve klor fazlasıdır. Arıtma prosesi aktif karbondur. TDS : Total Dissolved Salts ( toplam çözünmüş tuzlar ) Fitrasyon gibi mekanik bir proses sudan ayrışmaları için yeterli değildir. TERS OSMOZ SİSTEMLERİ : Ters osmoz sistemi: Saf su eldesi için su içerisindeki tüm mineral ve maddelerin sudan ayrılmasını sağlayan bir sistemdir. Bu cihazlarda verim %50-75 olup maddeler %99 oranında arıtılır. Ters osmoz membranı poliamid ve benzeri malzemeden yapılmıştır. Membran delikleri 1-10 oA arasındadır. oA = Angstrom 10-10 metredir. Delik çapları o kadar küçüktür ki iyonların çoğu da dahil olmak üzere hemen hiçbir şey geçemez. Suyu bu derecede ince deliklerden geçişe zorlamak için basınçlandırmak gerekmektedir. Bu nedenle sistemde pompa kullanılmaktadır. TIKANMA : Suda Ca, Mg, Fe veya Mn bulunması borularda tıkanmaya yol açar. TOKSİK MADDE : Zehirli, insan sağlığına zararlı madde. TOPLAM ÇÖZÜNMÜŞ TUZLAR ( TDS ) : Tuzlar iyonize bileşiklerdir. Başlıcaları karbonat, bikarbonat, klorür, nitrat, sülfat, fosfat, kalsiyum, potasyum, magnezyum, sodyum ve demirdir. TDS'in tad, sertlik, korozyon gibi etkileri vardır. Arıtım prosesi RO veya deiyonizasyondur. TOPLAM SERTLİK : Kalıcı sertlik ile geçici sertliğin toplamına denir. TORTU :Tortu filtreleri de diğer tüm arıtma sistemlerinde olduğu gibi otomatik olarak çalışmaktadır. Bu filtrelerin otomasyonunu ise farklı yollar ve ekipmanlarla sağlayabiliriz. Ülkemizde bu sistemler için en çok kullanılan otomasyon yöntemi; Fleck, Sieta, Autotrol vb otomasyon valfleridir. Ancak, özellikle saatlik debiler yükseldiğinde pnömatik sistemler alternatif oluşturmaktadır. Sistemler için kullanılan mineral tankların yapısı ise; karbon çelik, paslanmaz çelik, polyglass, FRP, kompozit, vb olmaktadır. TRANSMİSYON : Suyun ışık geçirgenliğidir. TUZ : Reçineli yumuşatma cihazları rejenerasyonları sırasında değişen miktarlarda tuz kullanırlar. Rejenerasyon sıklığı ile değişen ve yıllık olarak hesaplandığında önemli bir masraf kalemi oluşturmaktadır. TORTU FİLTRASYONU : Genelde görünümü bulanık ve dibinde çökelti bırakan sular, tortulu olarak değerlendirilir. Tortu, suyun kullanım amacı her ne olursa olsun, tolere edilmesi pek mümkün olmayan bir parametredir. Tortu ile renk parametrelerini birbirleriyle karıştırmamak gerekir. Renk, genelde sularda çözünmüş organik madde veya ağır metallerin varlığının göstergesidir. Tortunun çeşitli şekillerde giderilmesi mümkündür. Kum ve antrasit filtreler, otomatik geri yıkamalı tortu filtreleri ve kartuş filtreler bu amaca hizmet eden sistemlerden bazılarıdır. Bunlardan hem boyut olarak küçük, hem de maliyet olarak ucuz olan kartuş ve çelik filtreler sadece süzme görevi görür ve bu cihazların sık sık temizliğine ve peryodik bakımına dikkat edilmelidir. Kum ve antrasit filtrelerde ise filtrasyon sadece, süzme etkisiyle değil aynı zamanda adsorpsiyon etkisi ile de gerçekleşir. Doğru dizayn ve seçim yapıldığı takdirde, oldukça efektif ve güvenilir bir şekilde çalışırlar. Ancak sistem dizaynında tank içi filtrasyon hızının 20 m/saat'i geçmemesi gerekir. Bu değeri aşan durumlarda, sistemin adsorpsiyon etkisi kaybolacağı gibi, basınç kaybı da artacaktır. TATLI SU VE ACI SU : Toplam Çözünmüş Madde (TDS) suların mineral ve iyon zenginliğini gösteren önemli parametrelerden bir tanesidir. Çünkü, tabiatta sular, kaynaklarına göre, TDS konsantrasyonları açısından farklılıklar gösterirler. 1500 mg/Lt TDS konsantrasyonu "Tatlı Su" kaynakları için üst limittir. 5000 mg/Lt TDS'ye sahip sular genel olarak "Acı Su" olarak tabir edilirken daha fazla TDS içeren sular "Tuzlu Su" olarak tanımlanır. Sularda yüksek oranda TDS bulunması (> 2000 mg/Lt) hemen her kullanım amacı için suda iyon giderme işlemini gerektiren bir durumdur. Bu tip bir su endüstriyel veya sosyal su temininde kısıtlı amaçlar haricinde kullanılamayacağı gibi, sulama suyu amaçlı olarak ta kullanılamaz. başa dönmek için U ULTRA SAF SU : Genellikle yarı geçirgenlerde,ilaç ve kozmetik sanayisinde kullanılan içinde organik madde bulunmayan yüksek dirençli iyi işlenmiş su. ULTRAVİYOLE ( UV ) : Güneş ışınlarının 2537 angström dalga boyundaki halidir. UV ışınları mikro organizmalar ile direkt temas ederek hücre zarlarından geçer ve DNA yapılarını bozarak ölümlerine sebep olur. UV, görünen ışından daha fazla; x ışınından ise daha az enerjiye sahiptir. UV suyun tadında ve bileşiminde hiçbir değişiklik meydana getirmez. ULTRAVIOLET - UV DEZENFEKSİYON SİSTEMLERİ : Ultraviole ile dezenfeksiyon, suya bir kimyasal veya oksidant ilave etmeksizin, mikroorganizmaların dezenfeksiyonunu sağlar. Düşük basınçlı civa lambası kullanılarak kısa uv dalgaları üreten dezenfeksiyon sistemi, bakteri, protozoa, virüs, küf, mantar, alg ve bunların yumurtalarını etkisiz hale getirir. Uv sistemlerinde alüminyum yada paslanmaz çelik bir yatak, lambayı sarar ve bu yataktan geçen su uv ışınlarının bombardımanına uğrar. uv sisteminin çalışma prensibi, mikroorganizmaların DNA ve RNA yapılarını bozarak etkisiz hale getirmektedir. UV dezenfeksiyonunun tam olarak gerçekleşebilmesi için suyun bulanık ve renkli olmaması gerekir.bu yüzdende genelde uv öncesinde 5 mikronluk filtre tavsiye edilir. Mikropları öldürme kapasitesi zaman geçtikçe azalır ve yaklaşık yılda bir kez lambasının yenilenmesi tavsiye edilir. Ultraviole sistemlerin geneli paslanmaz çelik bir gövdeden (ışın odası) oluşmaktadır. Ultraviole lambası ise bu odanın içine yerleştirilen quartz camın içinde bulunmaktadır. Sistemin çalışması ise elektrik akımı ile uv lambasının yanması ve verdiği dalga boyu ile suda bulunan organizmaları etkisiz hale getirilmesidir. UV'NİN AVANTAJLARI : Düşük işletim maliyeti, Düşük temas süresi, Tatsız ve kokusuz olması, Suya bir kimyasal eklenmemesi. UV'NİN DEZAVANTAJLARI : Düşük nüfuz etme gücü, Bulanıklıkla engellenebilmesi, (ön arıtma ihtiyacı) Tüp üzerinde ince bir tabaka oluşması, UV lambasının zamanla gücünü kaybetmesi. başa dönmek için V VİRÜS : Mikroskopta görülebilen,enjeksiyona neden olan,yalnızca canlı bir gelişebilen ve çoğalabilen çok sayıda etmenin genel adı. VİZKOZİTE : Akışkanların akışa direncini gösteren değer. başa dönmek için Y YUMUŞATMA : En yaygın şekli “iyon değiştirme”dir. Bu işlemde suya sertlik veren Ca++ ve Mg++ iyonları katyonik bir reçineden geçirilerek sudan alınır ve yerine hiç bir şekilde sertliğe sebep olmayan Na+ iyonları suya geçer. Reçine Ca ve Mg iyonları ile doyduğunda; yüksek yoğunluktaki tuzlu su ile rejenerasyon yapılarak yeniden Na iyonları ile yüklenmesi sağlanır. YUMUŞATMA SİSTEMİ DİZAYNINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR : Kullanılacak olan mineralin adsorbe katsayısı ve buna bağlı olarak gerekli mineral miktarı, Mineral tankının büyüklüğü, Otomasyon sistemi ( Tekli sistem, dublex sistem, zaman kontrollü vb. ) Günümüzde en çok kullanılan su yumuşatma yöntemi; kuvvetli katyonik reçinelerle yapılır. Rejenerasyonu Na ( Sodyum ) iyonu ile yapılan bu sistemde ham suyun reçine yatağından geçişinde Ca ( Kalsiyum ) ve Mg ( Magnezyum ) iyonları Na iyonları ile yer değiştirir. Genel Rejenerasyonda 100 gr NaCl /lt. reçine kullanıldığında 1 ppm CaCO3 sertlik kaçağı olur. 200 gr NaCl /lt. reçine kullanıldığında 0,5 ppm CaCO3 sertlik kaçağı olur. 250 gr NaCl /lt. reçine kullanıldığında 0,35 ppm CaCO3 sertlik kaçağı olur. Bu sistemler de; tekli, dublex ve triplex olmak üzere üçe ayrılır, aşağıda bu cihazlara ait teknik özellikleri görebilirsiniz. Sistemlerde hamsu sertliği, saatlik ve günlük debiler çok önemlidir. Sistem ihtiyaca göre dizayn edilirken hangi sistemin daha ekonomik olduğu kontrol edilmelidir. Su yumuşatma sistemlerinde de diğer sistemlerde olduğu gibi PE gövdeli tanklar yada epoksi kaplı çelik tanklar kullanılmaktadır. Sistemlerde değişen tek nokta ise otomasyon sistemlerinin çalışma prensipleridir. Zaman kontrollü, hacim kontrollü, elektronik panel kontrollü ( mikroprosesör ), pnömatik yada manuel olabilen bu sistemler her iki tank modelinde de kullanılabilmektedir. |
Hızlı AramaKonu başlıklarıSite Yönetim ArabirimiSon YazılarSu Arıtma Terimleri ve Su Arıtma Sözlüğü
Pazar, Mart 4 2007 Su Arıtma Yöntemleri ve Su arıtma Pazar, Mart 4 2007 Su Arıtma Hakkında Su arıtma Bilinmeyenleri Pazar, Mart 4 2007 Endüstriyel Atıksu Arıtma Sistemleri Salı, Ekim 17 2006 Evsel Atıksu Arıtma Sistemleri Evsel Atıksu Arıtma Sistemleri, Ev Tipi Atık Su Arıtma Salı, Ekim 17 2006 Water MILL Deiyonizasyon Sistemleri Salı, Ekim 17 2006 Reverse Osmosis Üniteleri Salı, Ekim 17 2006 Su Yumuşatma Sistemleri Su Yumusatma Sistemleri Salı, Ekim 17 2006 Ev tipi Su arıtma Sistemleri Salı, Ekim 17 2006 Saf Su Arıtma Üretim Sistemleri Salı, Ekim 17 2006 Su Arıtma Ultraviyole Sistemleri Salı, Ekim 17 2006 Su Dezenfeksiyon Yöntemleri Salı, Ekim 17 2006 Reverse Osmosis Ters Osmoz Su arıtma Salı, Ekim 17 2006 Su Arıtma Su aritma aritma sistemleri, Su arıtma Sistemleri Salı, Ekim 17 2006 NEC Semiconductors: microelectronics wastewater reclamation Salı, Ekim 17 2006 Water quality comparisons Salı, Ekim 17 2006 Sources of water used for cooling operations and boiler feedwater Salı, Ekim 17 2006 The ower industry: water requirements for power generation Salı, Ekim 17 2006 Cooling tower water quality issues Salı, Ekim 17 2006 Optimisation of water use in recirculating cooling systems Salı, Ekim 17 2006 Water quality comparisons Salı, Ekim 17 2006 Sources of water used for cooling operations and boiler feedwater Salı, Ekim 17 2006 Boiler feedwater systems Salı, Ekim 17 2006 Overview of cooling water systems Salı, Ekim 17 2006 Water demand by the power industry Salı, Ekim 17 2006 Membrane Process design and operation Salı, Ekim 17 2006 Membrane configurations Salı, Ekim 17 2006 Recent developments. membrane materials Salı, Ekim 17 2006 Membrane materials and their manufacture Salı, Ekim 17 2006 Membrane structure Salı, Ekim 17 2006 The membrane Membrane and membrane process definition Salı, Ekim 17 2006 Membrane technology Salı, Ekim 17 2006 Industrial water Salı, Ekim 17 2006 Water reuse motivations and barriers Salı, Ekim 17 2006 |